Türkiye’de 2026 Yapay Zekâ Kanunu: TBMM’ye Sunulan Üç Kanun Teklifinin Detaylı Karşılaştırması (2024–2025)
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 10 Kasım 2025 tarihinde Kırıkkale milletvekili Av. Halil Öztürk tarafından sunulan kanun teklifi Türkiye’de yapay zekayı ve yapay zekâ hukukunu takip edenler için oldukça yankı uyandırmıştır. Ancak belirtilmesi gerekir ki bu yapay zekâ kanun teklifi başlı başına yapay zekayı düzenleyen bir kanun olmayıp, esasen yapay zekanın dokunduğu alanları ilişkilendiren kanunlarda değişiklik yapılmasını düzenleyen bir kanun teklifi olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazımızda 10 Kasım 2025, 25 Haziran 2024 ve 3 Aralık 2025 tarihlerinde Meclise sunulan kanun tekliflerini analiz ediyoruz.
Her ne kadar bu kanun teklifi medya organlarında ilk kanun teklifi olarak sunulmuşsa da unutulmamalıdır ki Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından TBMM Başkanlığı’na 25 Haziran 2024 tarihinde sunulan teklif ilk kanun teklifi olarak yer almaktadır. Yazımızın ilerleyen kısmında da bu ilk kanun teklifinden bahsedeceğiz. Ancak belirtmek gerekir ki Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından sunulan teklif tek başına bir yapay zeka kanunu çıkarma yönünde bir düzenleme içermekteyken, 10 Kasım 2025 tarihli kanun teklifi sadece yapay zekanın ilişkilendirdiği kanunlarda değişiklik yapılmasına dair bir kanunu teklifi niteliğindedir. Ancak Öztürk’ün belirttiği kanun teklifinin gerekçesine bakıldığında neden bu şekilde bir yaklaşım yapıldığına da yer verilmiştir. Nitekim kanun teklifi gerekçesinde “Ülkemizde yeni bir kanun ihdasına gerek kalmaksızın mevcut temel kanunlarda değişiklik yapılarak gerekli hukuki çerçevenin oturtulması zaruri bir hal almıştır.” denmiştir. Bu da açıkça gösteriyor ki Avrupa Birliği’nde 4 Ağustos 2025 tarihinden itibaren Yapay Zeka Kanunu’nun çıkması sonrasında İtalya’da 10 Ekim 2025 tarihinde kanunun yürürlüğe girmesi ve ABD’nin birçok federasyonunda 2024’ten bu yana kanunların çıkması artık Türkiye’de de Yapay Zeka Kanunu çıkarılacaksa bile bunun çok gecikmeksizin, vatandaşların kişi hak ve hürriyetlerinin korunması için elzem niteliktedir.
10 Kasım 2025 tarihli kanun teklifi 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair toplam 11 (on bir) maddelik bir kanun teklifi muhteva etmektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu’na getirilmesi istenen yapay zeka sisteminin tanımı yapılmış ve görsel, işitsel veya metinsel içeriklerin sahte şekilde üretilmesi; derin kurgu içeriklerin tespit edilmesi ve yapay zeka ile üretildiğinin kullanıcılara bu hususu açıkça belirten bir ibare ile gösterilmesi öngörülmüştür..
Deep fake (derin kurgu) içeriklerden ayrıca hem içerik sağlayıcılar, hem geliştiriciler müştereken sorumlu tutulmuş ve BTK’nın bu derin kurguiçeriklerin niteliğine göre tespiti halinde 500.000 TL ile 5.000.000 TL arasında idari para cezası uygulaması hatta içerik sağlayıcıların ihlali sistematik ve kasıtlı gerçekleştirmesi durumunda içerik sağlayıcıya erişim engeli verilmesi düzenlenmiştir. Ayrıca derin kurgu içeriklerin kamu düzenini bozucu, kişilik haklarını zedeleyici ve siyasi manipülasyon amacı taşıması halinde ise içeriğin ivedilikle erişime kapatılması ve savcılığa suç duyurusunda bulunulması düzenlenmiştir.
Söz konusu kanun teklifinin 8. maddesi ile 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi 1.fıkrasına getirilen değişiklikler ise yapay zekâ sistemleri ile alakası olmaksızın maddenin uygulama alanını genişletecek bir düzenleme içermektedir. Söz konusu kanun teklifi, internet ortamında yapılan ve içeriği suç oluşturan içeriklerin çıkarılması ve erişime engellenmesini düzenleyen 8. maddeyi genişleten ve bu maddenin kullanımını da genişletecek şekilde bir düzenleme içermektedir. Nitekim 8. maddenin 1/a bendinde sayılan 7 adet suça ekleme yaparak hakaret, tehdit ve insanlığa karşı suçlar da eklenmiş ve 10 suç türü bakımından bu maddenin uygulanması yönünde teklif sunulmuştur.
Kanun teklifinin 9. maddesi ile İnternet ortamında yapılan ve içeriği suç oluşturan içeriklerin çıkarılması ve erişime engellenmesini düzenleyen 8. maddenin yapay zekanın faaliyet gösterdiği sosyal ağ sağlayıcılar için de uygulanacağı düzenlenmiştir. Görüşümüz 8/1(a)’ya değişim yapılmaksızın yapay zekâ sistemleri sağlayıcılarının da 8. maddeden sorumlu tutulması sağlanabilir.
Türk Ceza Kanunun 125. maddesine eklenmesi istenen ifade ile de yapay zeka sistemlerini suç işlenmesine imkan sağlayan geliştiricilere verilecek ceza yarı oranında artırılmıştır.
7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’nun 7. maddesine getirilen ek fıkra ile yapay zekâ sistemlerinde hizmet sağlayıcılarının alması gereken önlemler belirtilmiş ve bu önlemlerin alınmaması durumunda 5 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir. Hatta kamu düzenini tehdit eden ağır hallerde geçici faaliyeti durdurma kararı verilebileceği belirtilmiştir.
Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından 25 Haziran 2024’te TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi ise yapay zekâ alanında ilk sunulan kanun teklifi olarak karşımızaçıkmıştı. Haziran 2024 tarihli kanun teklifi Kasım 2025 yılında sunulan tekliften farklı olarak başlı başına yapay zekayı düzenleyen bir kanun teklifi olması bakımından öne çıkıyor. Yani belli kanunlarda düzenleme yapılmasına ilişkin kanun maddeleri içermemektedir. Kanun teklifinin bu şekilde hazırlanmış olması hem Avrupa Birliği hem İtalya hem de ABD’de yer alan düzenlemelere daha benzer olduğu söylenebilir. Özellikle yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması sırasında risk değerlendirilmesi yapılmasının teklifte belirtilmesi ve yapılacak olan bu risk değerlendirmesine göre yapay zekâ operatörlerine alması gereken önlemler ve yaptırımlar öngörmesi12 Temmuz 2024 tarihinde yürürlüğe giren AB Yapay Zeka Tüzüğü’ne benzer bir risk yaklaşım içerdiğini göstermektedir.
25 Haziran 2024 tarihli kanun teklifi her ne kadar başlı başına bir yapay zekâ kanununu öngörmüşse de 8 maddeden oluşması ve detayların çok eksik olması teklifin oluşturduğu etkinin yeterli olmamasına neden olduğunu düşünmekteyiz.
Haziran 2024 teklifinde ayrıca Kasım 2025 teklifinden daha kapsamlı olarak yapay zeka sistemi yerine yapay zekanın tanımı verilmiş ve yapay zeka sağlayıcısı, dağıtıcı/kullanıcısı, ithalatçısı, distribütörünün tanımı yapılmıştır. Yapay zeka sağlayıcı, dağıtıcı, kullanıcı, ithalatçı ve distribütörlerinin tamamı ise “yapay zeka operatörü” tanımı altında birleştirilmiştir.
Ayrıca Haziran 2024 teklifinde yapay zeka operatörlerinin ihlalleri durumunda uygulanacak para cezaları Kasım 2025 teklifine göre daha ağır belirlenmiş ve yapay zeka operatörlerince yanlış bilgi sağlanması durumunda 7.5 Milyon TL ve yıllık cironun %1,5’ine kadar para cezası; yükümlülüklerin ihlali için 15 milyon TL veya yıllık cironun %3 üne kadar para cezası; yasaklanan yapay zeka uygulamaları içinse 35 milyon TL veya yıllık cironun %7’sine kadar para cezası öngörülmüştür.
3 Aralık 2025 tarihinde MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifi, önceki iki tekliften farklı olarak, başlı başına bir yapay zekâ düzenlemesi getirmemekte; 5651 sayılı İnternet Kanunu üzerinden sınırlı ve sektörel bir müdahale öngörmektedir. Teklif, yapay zekâ araçlarıyla üretilen içeriklerin internet ortamında yayılması sırasında, bu içeriklerin kaynağının kullanıcılar bakımından şeffaf hâle getirilmesini amaçlamaktadır.
Her ne kadar teklif, yapay zekâ üretimi içeriklerin yol açabileceği dezenformasyon ve manipülasyon risklerini yönetme bakımından yerinde bir amaç taşısa da, düzenlemenin kapsamı ve tekniği bakımından bazı önemli sorunlar barındırdığı görülmektedir. Öncelikle, değişiklik 5651 sayılı Kanun’da yapıldığı için düzenlemenin uygulama alanı yalnızca internet ortamı ile sınırlı kalmakta; kapalı devre sistemler, bireysel iletişim ağları veya internet ortamı sayılmayan dijital mecralar kapsam dışında bırakılmaktadır. Bu durum, yapay zekâ üretimi içeriklerin yayılım alanı dikkate alındığında düzenlemenin fiilî etkisini sınırlayan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bunun yanında, içerikte yer alması öngörülen “görünür işaret, logo ya da yazılı metin” kavramlarının belirsizliği dikkat çekmektedir. Düzenlemede, bu görünürlüğün nasıl sağlanacağına, hangi standartların uygulanacağına veya teknik kriterlerin kim tarafından belirleneceğine ilişkin herhangi bir çerçeve çizilmemiştir. Oysa bu tür yükümlülüklerin etkin ve öngörülebilir şekilde uygulanabilmesi için, ikincil düzenlemelerle standart bir işaretleme sisteminin oluşturulması ve yetkili idarenin açıkça belirlenmesi gerekmektedir.
Teklifin en tartışmalı yönü ise, yükümlülüğün ihlali hâlinde doğrudan TCK m.217/A’ya atıf yapılmasıdır. Zira halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, içeriğin yanıltıcı veya gerçeğe aykırı niteliği üzerinden şekillenen bir suç tipidir. Oysa söz konusu kanun teklifi, içeriğin doğruluğundan bağımsız olarak, yalnızca içeriğin yapay zekâ ile üretildiğinin belirtilmemesini cezai sorumluluğa bağlamaktadır. Bu durum, objektif ve doğru bilgi içeren bir içeriğin dahi, sırf üretim yöntemi açıklanmadığı için cezai yaptırıma konu edilmesi sonucunu doğurabilecektir. Bu yönüyle teklif, iyi niyetli bir şeffaflık amacına dayanmakla birlikte, ceza hukuku tekniği ve orantılılık ilkesi bakımından istenmeyen sonuçlar doğurmaya elverişli görünmektedir. Ayrıca içerik sağlayıcının her durumda açıkça tespit edilemediği dijital ekosistem dikkate alındığında, düzenlemenin uygulamada ciddi belirsizliklere yol açması kuvvetle muhtemeldir.
Sonuç
Sonuç olarak, 25 Haziran 2024 tarihli teklif risk temelli ve sistematik bir yaklaşım arayışını yansıtırken; 10 Kasım 2025 ve 3 Aralık 2025 tarihli teklifler, yapay zekânın belirli çıktıları üzerinden mevcut mevzuata eklemlenme yolunu tercih etmektedir. Bu yaklaşım, kısa vadede bazı riskleri yönetebilir olsa da, uzun vadede hukuki öngörülebilirlik ve normatif tutarlılık bakımından ciddi eksiklikler barındırmaktadır. Her üç düzenleme teklifi birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de yapay zekâ alanında normatif bir çerçevenin oluşturulmasına yönelik iradenin giderek güçlendiği görülmekle birlikte; mevcut teklifler, teknolojinin hızına yetişen, uygulamada öngörülebilirlik sağlayan ve temel hak ve özgürlükleri merkeze alan bütüncül bir düzenleme ihtiyacını henüz karşılayamamaktadır. Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırabilmesi, hukuki güvenliği temin edebilmesi ve yapay zekâ teknolojilerinin ekonomik ve toplumsal etkilerini doğru yönetebilmesi için, AB Yapay Zekâ Tüzüğü ile uyumlu, risk temelli, kapsamlı ve sistematik bir yapay zekâ kanununun gecikmeksizin hazırlanması zaruridir. Aksi hâlde, yapay zekâ uygulamalarının hukuki belirsizlik içinde gelişmesi hem bireylerin temel haklarının ihlaline hem de teknoloji geliştiren sektörlerin uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesine neden olacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin, mevzuat altyapısını güncel uluslararası standartlarla uyumlu şekilde güçlendirmesi artık bir tercih değil; hukuk devleti ilkesinin doğal bir gereğidir.
KAYNAKÇA
- Öztürk, H. (2025, 7 Kasım). 5237 sayılı ve 26/9/2004 tarihli Türk Ceza Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi gerekçesi. Türkiye Büyük Millet Meclisi.
- Akbulak, Y. (2025, 16 Ekim). İtalya’nın yapay zekâ yasası: Yapay zekâya insan odaklı yaklaşım. Ekonomi Gazetesi.
https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/italyanin-yapay-zeka-yasasi-yapay-zekaya-insan-odakli-yaklasim-62026 - Akbulak, Y. (2025, 28 Mayıs). “ABD eyaletleri tarafından çıkarılan yapay zekâ yasalarının ortak özelliği” üzerine. LEGAL Blog.
https://legal.com.tr/blog/yapay-zeka-hukuku/abd-eyaletleri-tarafindan-cikarilan-yapay-zeka-yasalarinin-ortak-ozelligi-uzerine/. - Kaya, M. B. (2025, 29 Mayıs). 5651 sayılı İnternet Kanunu reformu: Kişilik haklarının korunması 2025 değişiklikleri. MBKaya.com. https://mbkaya.com/5651-degisiklik-2025/
- Hukuklu. (n.d.). TBMM’ye sunulan yeni kanun teklifi: Yapay zekâ uygulamalarıyla ilgili suçlar, veri güvenliği ve siber güvenlik konularında yeni düzenlemeler öngörüyor.
https://www.hukuklu.com/gonderi/tbmmye-sunulan-yeni-kanun-teklifi-yapay-zeka-uygulamalariyla-ilgili-suclar-veri-guvenligi-ve-siber-guvenlik-konularinda-yeni-duzenlemeler-ongoruyor/ - Kişisel Verileri Koruma Kurumu. (2025, 24 Kasım). Üretken yapay zekâ ve kişisel verilerin korunması rehberi (15 soruda) (Yayın No. 113).
https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/MTY5MjNmNmIwZWY3YTE.pdf - CBC Law. (2025, 12 Kasım). Yapay zekâ kanun teklifi gündemde
https://www.cbclaw.com.tr/en/yapay-zeka-kanun-teklifi-gundemde - Özdemir, İ. (2025, 24 Kasım). 4/5/2007 tarih ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gerekçesi. Türkiye Büyük Millet Meclisi
KATKIDA BULUNANLAR
Nazlı ÖzkulKurucu Avukat
M: +90 507 604 23 25
nazli@npartners.com.tr

